Kategori | Sağlık Bilgileri

Anemiler

Anemi kelime anlamı ile kan azlığı demek olup genelde halk arasında kırmızı seri hücrelerin azlığı anlaşılır. Prensipte kan hücrelerindeki Kan gruplarıherhangi bir serinin azalması anlamını taşır.

Kansızlığın evrensel bir belirtisi olmamakla birlikte kansızlığın derinliğine göre renkte solgunluk, çabuk yorulma, çarpıntı, fazla üşüme, ısınamama, ayağa kalkınca göz kararması veya tansiyon düşmesi veya baygınlık hissi sayılabilir.

Anemiler kan yapımı azlığına, kan kaybına, kan hücrelerinin normalden daha hızlı yıkılmasına bağlı olarak gelişebilir.

Kan kaybına bağlı anemilerde genel olarak kan azlığına sebep olan kan kaybı nedeni bulunarak sebebe yönelik tedavi yapılmalı, kan düzeyi eğer belirli seviyelerin altına inmişse taze kan, tam kan veya uygun kan ürünleri ile kan düzeyi vücudun kendini idare edebileceği düzeye getirilir.Devamında kan yapıcı diye tabir edilebilecek demir ve vitamin kombinasyonları ile kanın normal düzeye gelmesi sağlanır. Hafif derecede kansızlıklarda kan transfüzyonu (kan nakli) gerekmez kan yapımını arttıran ilaçlar tercih edilir. Kan kaybı akut (ivegen) ve kronik (süregen) olabiir. Akut kan kayıpları arasında, sindirim sistemindeki kanamalar (mide ve ülser kanamaları vb), trafik kazaları, jinekolojik akut kanamalar (miyom, vb)kronik hastalıklardaki akut kanamalar (tüberkülozdaki kanamalar, kronik böbrek yetersizliğindeki protein eksikliğine ve trombosit az veya hatalı yapımına bağlı kanamalar gibi, pıhtılaşma bozukluklarındaki akut kanamalar) sayılabilir. Kronik kan kaybı ise meno-metroraji (bayanların periodik kanamalarının sık ve fazla olması, kalın barsak kanserlerindeki kronik kanamalar, pıhtılaşma bozukluklarındaki kronik kanamalar, tüberkülozdaki kanlı balgam sonucu gelişen kayıpları, vb sayılabilir.

Ayrıca alyuvarların ömrü de 3 ay kadar olup bu süre sonunda dalak tarafından yıkılarak kandan uzaklaştırılır. Karaciğer hasarı veya kronik hepatit, karaciğer yetersizliği, kronik böbrek yetersizliği, diabet, karaciğer yağlanması gibi karaciğerin kronik (süregen) hastalıklarında da kan yapımı azalır ve kansızlık ortaya çıkar.

Kan yapımında gerekli B12, B6 gibi vitaminlerin, demir, folik asid gibi maddelerin az veya yetersiz alımı da kan yapımını azaltacağından kansızlığa neden olur.

Ayrıca kan yapımında gerekli enzimlerin ve faktörlerin (hemofililer) ailesel olarak azlığı ya da bulunmaması gibi ailesel geçişli hastalıklar da kansızlığa neden olan etkenler arasındadır.

Kan yıkımına bağlı anemilerde asıl neden kırmızı seri hücreleri olan eritrositlerin düzgün üretilmeyerek dalak tarafından ömürleri olan 3 aydan daha önce yıkılarak dolaşımdan uzaklaştırılmasıdır. Bu tip anemelerde tedavi olarak dalağın vücuttan uzaklaştırılması gerekebilir.

İmmun kaynaklı anemilerde eritrositlerin üzerindeki bir antijen vücut tarafından yabancı cisim olarak algılanarak eritrositlerin yıkılmasına sebep olabilir. Tedavi yöntemi başka seçenek yoksa genellikle dalağın alınmasıdır.
Eritrositlerin yapımı sırasında oluşan yüzey bozukluğu da geçirgenlikte bozulmaya sebep olarak eritrositlerin fazla şişerek patlamasına yol açar ve anemiye neden olur. Eritrositlerin içinde bulunan protein yapı olan hemoglobinin kusurlu yapımı da yine ömürlerinin kısalmasına sebep olur ve anemi oluşur. Bunlar arasında orak hücre hastalığı, hemoglobin C hastalığı, talassemiler (akdeniz anemisi, favizm), Hemoglobin E hastalığı sayılabilir.

Genel olarak aneminin saptanması için tüm merkezlerde yapılabilen Tam Kan Sayımı (Hemogram) en basit yöntem olup bundaki sapmalara göre etiyolojik (kaynak) araştırma yapılması aneminin sebebinin bulunmasını sağlamak için yeterlidir. Diğer testler Fe (Kandaki demir düzeyi), TDBK (total demir bağlama kapasitesi), Ferritin (demirin kanda bağlanarak taşınmasını sağlayan protein), periferik yayma (parmak ucundaki kandan alınarak lam üzerine yayılıp belirli yöntemlerle boyanarak kan hücrelerinin şekil ve yapısal bozukluğu olup olmadığına dair yapılan test), Vitamin B ve B12 genel anlamda toplumda görülen anemilerin yaklaşık dörtte üçünden fazlasına tanı koydurabilecek basit testler olup bunlarla açıklanamayan anemilerin daha detaylı ve karmaşık testler ile araştırılması gerekir.

Vücutta hiç demir alınmazsa 3 ay yetecek oranda demir deposu (çoğu karaciğerde olmak üzere) bulunur. Yani başka bir deyişle kişide saptanan anemi en az 3 ay öncesinde başlamıştır. Dolayısıyle verilen kan ilacının 3 ay kullanılması vücudun demir depolarının dolmasını sağlar, 3 ay azalan kan düzeyinin (aneminin derinliğine göre değişmekle birlikte) normale dönmesini sağlar kan ilaçları gerekenin aksine daha kısa süreli kullanılmakta veya reçete edilmektedir.

Tedavide genel prensip kan azlığı nedeninin bulunarak bunun giderilmesi olup her kansızlıkta demir ilaçları kullanmak uygun değildir (örneğin talassemilerde demir kullanmak hastalığı iyileştirmediği gibi mutlaka gerekmedikçe demir kullanımı dokularda birikerek kalıcı hasara yol açabilir).

Sağlıklı günler dileklerimle.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar

Blogroll