Kategori | Sağlık Bilgileri

Başağrısı deyip geçmeyin…

Gün ortasında birden bire başınız çatlayacak gibi ağrıyor mu? Yıllardan beri süregelen ağrılarınız var ve siz bu ağrıyı ciddiye almıyor musunuz? Vücudun uyarı sistemini hafife almamakta fayda var. Her başağrısı bir ağrı kesici alarak geçirilecek bir ağrı olmayabilir. Siz iyisi mi başağrısı deyip geçmeyin.

Başağrıları, kafa içi ya da kafa dışında bulunan ağrıya duyarlı anatomik yapıların değişik nedenlere bağlı olarak etkilenmeleri sonucu ortaya çıkar. En basit sınıflandırma ile başlıca üç mekanizma ile meydana gelirler.

  • Vasküler (damarsal) başağrıları (migren, cluster)
  • Gerilim (kas kasılması, tension) başağrısı
  • Traksiyon ve enflamasyon başağrısı

Başağrısı nedenlerinin %90’ını vasküler ve tension tipi oluşturur. Traksiyon ve enflamasyon başağrıları daha az görülmelerine karşın, doğru tanınması gereken kafa içi veya dışı organik hastalıklar sonucu ortaya çıkar, çok ciddi ve önemli grubu oluştururlar. Bu tip ağrılar, ağrıya duyarlı arter (atardamar), ven (toplardamarlar) ve beyin zarının itilmesi, çekilmesi ve yer değiştirmesi ile ortaya çıkabildiği gibi bu yapıların yangısı (enflamasyon) ile de meydana gelebilir. Kafa dışı, KBB (sinusit v.s.) ve diş ile ilgili hastalıkların yaptığı başağrılarıda bu gruba girer.

Başağrısı yakınması olan hastada doğru ve etkili tedavinin ilk koşulu, yerinde ve tam bir teşhise ulaşmaktır. Çok ayrıntılı hastalık öyküsü ve çok dikkatli sistemik ve nörolojik muayene yapılması gerekir. Traksiyon ve enflamasyon başağrılarının etyolojisi (nedenleri) çok değişik (tümör, travma, beyin zarı kanaması, abse v.s.) bazen de acil cerrahi girişim gerektirdiği için en ufak kuşku halinde ayrıntılı incelemeler (beyin tomografisi, magnetik rezonans görüntüleme v.s.) yapmak gerekir. Yeni başlayan, uzun süren, şiddeti giderek artan başağrılarında dikkatli araştırma yapmak doğru olur.

Başağrısı mekanizma ve etyolojisinde önemli noktaları ana hatlarıyla belirttikten sonra, en sık rastlanan başağrısı tiplerini daha ayrıntılı olarak anlatmak istiyorum.

Migren: Periyodik olarak gelen, zonklayıcı (nabız ile eş zamanlı (senkron) olabilir) çoğu kez kafa yarısında hissedilen, bazen bulantı-kusmanın eşlik ettiği başağrısıdır. Işıktan, sesten ve kokudan rahatsız olma, konsantre olma güçlüğü, bitkinlik olabilir. Toplumdan topluma değişmekle birlikte %3-29 arasında değişen oranlarla görülür, genellikle 5-30 yaş arası başlar ve kadınlarda daha sıktır. (Hatta eğitimli entellektüel kadınların hastalığı diye de bilinir.) Çoklukla ailede migren öyküsü vardır.

Başağrısı, kafa arterlerini tutan, paroksismal nitelikte, vasküler (damarsal) bir kontrol bozukluğu sonucu oluşur. Bazı nedenlerin tetiklemesiyle (açlık, uykusuzluk, stres, premenstrüel faz, tiramin ve feniletilenamin içeren gıdalar, kırmızı şarap) kafa içi arterler daralır. Beynin bazı bölgelerinde kanlanma azalır. Aura denilen ön belirtiler (gözde ışık çakmaları, görme alanında kararma, vücut yarısında uyuşma ve kuvvetsizlik hissi) ortaya çıkar. Ardından CO2 (karbondioksit) artışı belirir, kafa içi ve kafatası üzerindeki damarlar genişlemeye başlar işte migren ağrısı bu genişleme sonucu ortaya çıkar. Süresi bir-iki saatten bir güne kadar değişebilir, bulantı, kusma eşlik edebilir. Nadir gelen migren ağrılarında aspirin, nonsteroidal antienflamatuar analjezikler (Apranax, Brufen v.s.) ve paracetamol ağrıyı geçirebilir. Sessiz, karanlık ve serin bir yerde istirahat ve az kafein (kahve) alımı iyi gelir. Yukarıda sayılan ağrı kesicileri sık kullanmak ve aşırı kahve içimi, ağırlaştırıcı etki yapar ve başağrısına neden olabilir.

Ayda birkaç kezden fazla olan migren krizlerinde profilaktik (koruyucu), tedavi (kriz sayısını azaltıcı veya engelleyici) gerekir. Ağrı sırasında damar genişlemesini azaltan ilaçlar ve serotonin denen kimyasal maddeyi engelleyici ilaçlar kullanılır.

Haftada birkaç kere yarım saat süreyle yapılan fiziksel egzersizler, doğru beslenme, migren krizini azaltır. Oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) migren sıklığını arttırabilir.

Cluster (küme): Cluster başağrısı ise genellikle erkeklerde göz çevresinde görülen batıcı, saplanıcı nitelikte ağrıdır, kümeler halinde gelir. Göz kızarır ve yaşarır. Burun tıkanıklığı olabilir. Migrende kullanlan ilaçların çoğu bu tip başağrısında da etkilidir.

Tension (gerilim): En sık rastlanan hemen herkesi hayatı boyunca birkaç kez etkileyen başağrısı türüdür. Baş, göz, boyun hatta omuz kaslarında genellikle ruhsal gerilim sonucu istemsiz ve sürekli kasılmalarla ortaya çıkar. Kasılı kalmış kasların içindeki sinir uçlarının uyarılmalarıyla ağrı oluşur. İki taraflı ve bir çemberle sıkılıyormuş hissi veren veya künt bir ağrıdır. Bazen gözün kırma kusuru, boyun kireçlenmesi veya diş ve çene deformiteleri nedeniyle çiğneme kaslarının aşırı kasılması da neden olabilir. Ağrı sık gelir bazen kronikleşir. Kaslar duyarlıdır ve elle dokununca spazm (kasılma) hissedilir.

Ağrı kesiciler ve düşük doz antidepressanlar iyi gelir. Meditasyon, akupunktur, biofeedback, hipnoz gibi alternatif tıp yöntemleri ile kas kasılmalarının gevşemesine yönelik çalışmalar iyi sonuç verebilir.

Sonuç olarak; başağrısından muzdarip iseniz “kendi” doktorunuza veya bir nörologa başvurarak başağrısının nedenine yönelik araştırma yaptırmak ve doktorun önerdiği tedaviyi uygulamak aklın yoludur.

Sağlıcakla Kalın…

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar