Kategori | Hastalıklar

Diyabet (Şeker hastalığı)

Kimlerde diyabet görülebilir?

Diyabet (Şeker hastalığı) her yaşta görülebilir.
Aşırı susayan,
Sık idrara çıkan
Sürekli yorgunluk hisseden kişiler hemen kan şekeri düzeylerini ölçtürmelidir. Genel olarak her 15 kişiden biri diyabet hastasıdır, her 15 diyabet hastasının 5’i de diyabet olduğundan habersizdir.

Diyabet nedir?

Diyabet kan şekeri düzeyinin normalden daha yüksek olmasıdır. Ölçümlerde kan şekeri düzeyinin 126 mg’dan yüksek bulunması durumunda hemen doktora başvurmak gerekir.
Şişman,
Ailesinde diyabet hastası olan,
Normal kilonun üzerinde bebek doğurmuş,
Tansiyonu yüksek, kalp hastalığı olan kişilerin diyabet hastası olmaya yatkın olabilecekleri akılda tutulmalıdır.

Diyabet bünyeyi nasıl etkiler?

Yüksek kan şekeri düzeyleri vücudumuzdaki damar ve sinir sistemini olumsuz yönde etkileyebilir. Damar sisteminin hasar görmesi dokularımızın oksijensiz kalmasına neden olabilir. Sinir sistemi üzerindeki hasar ise diyabetik nefropati olarak adlandırılır ve beynimizle vücudumuz arasında sinirlerimiz aracılığıyla sağlanan iletinin bozulmasına yol açabilir. Damarlar ve sinirler üzerinde oluşabilecek bu hasarlar gözlerde belirgin bir görme bozukluğuna, ayaklarda ise cerrahi girişim gerektirebilecek birtakım dolaşım bozukluklarına neden olabilir.

Gözlerde diyabet nedeniyle ne tür problemlerle karşılaşılır?

Diyabet sırasında “diyabetik retinopati” denen göz bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu durum gözün retina tabakasını besleyen ince damarların hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. Gözümüzün arka bölümünde yer alan bu tabaka ışığa duyarlıdır ve beynimize görmekte olduğumuz şeylerle ilgili mesajları gönderir.

Retinadaki damarlar zayıfladığı takdirde içindeki sıvının makula’ya sızmasına neden olabilir. Makulanın işlevi görüşümüzün netleşmesini sağlamaktır, makulaya doğru olan bu sızıntı görüşümüzün bulanmasına neden olur. Retinopati kötüye giderse gözümüz retina yüzeyinde birtakım yeni damarların ortaya çıkmasını sağlar. Bu damarlar oldukça hassastır, kolayca yırtılıp hasar görebilir. Yırtılmaları halinde de gözün iç kısmında ortaya doğru yayılan bir kanama oluşur. Bunun sonucunda da gözün arka kısmının retinadan ayrılmasına neden olan bir skar dokusu ortaya çıkar. Retinopati tanısı erkenden konulabilirse görüş kaybı önlenebilir, lazer gibi modern tedavi seçenekleri bu alanda giderek yaygın biçimde kullanılmaktadır. Diyabetik retinopati zamanında tedavi edilmezse oldukça ciddi bir görme kaybına neden olabilir.

Göz sağlığının korunması için ne yapılmalıdır?

Yapılması gereken en önemli şey düzenli olarak göz muayenesine gitmektir. Diyabetik retinopatinin ortaya çıktığını gösteren işaretler hasta tarafından tam olarak algılanamayacak küçük değişikliklerdir. Bu nedenle bir hekim tarafından gerekli ekipmanlar yardımıyla yapılacak bir göz muayenesi büyük önem taşımaktadır. Eğer insüline bağımlı olmayan diyabet yani Tip II diyabet hastası iseniz hemen bir göz muayenesine gitmeli ve bunu her yıl tekrarlamalısınız. Eğer insüline bağımlı diyabet yani Tip I diyabet hastası iseniz bu muayeneyi ilk tanı konmasından itibaren en fazla 5 yıl içinde yapmalı ve bunu her yıl tekrarlamalısınız.

Eğer hamile iseniz göz muayenesi özel bir önem taşımaktadır. Diyabetli iseniz hamileliğiniz diyabetik retinopatinin başlamasına veya kötüleşmesine neden olabilir. Ancak gestasyonel diyabet (hamilelik sırasında başlayan ve doğumdan sonra ortadan kalkan diyabet) adıyla anılan geçici durumu bundan ayırmak gerekir, gestasyonel diyabet diyabetik retinopatinin ortaya çıkmasına neden olmaz.

Diyabetik hastalar ne tür ayak problemleri ile karşılaşırlar?

Diyabetli bir hastanın ayaklarındaki kan dolaşımı, damar hasarı nedeni ile sağlıklı biçimde gerçekleşmez. Bundan başka diyabet nedeniyle ortaya çıkan sinir ileti bozukluğu ayakta bazı noktaların hissizleşmesine neden olabilir. Diyabet aynı zamanda vücudun infeksiyonlarla mücadele etme yeteneğini de azaltır. Tüm bu faktörler birleşerek ayaklarda küçük de olsa bazı problemlerin (nasırlaşma, su toplama, tırnak batması gibi) oldukça ciddi infeksiyonlara dönüşmesine ve hatta gerekli önlemler alınmadığı veya uygun bakım yapılmadığı takdirde cerrahi girişim gerektirecek boyutlara ulaşmasına neden olabilirler.

Göz ve ayak problemlerini önlemek için:

Kan şekerinizi, kan basıncınızı ve kolesterolünüzü düzenli aralıklarla kontrol edin.
Egzersiz yapın.
Doktorunuza düzenli olarak muayene olun .
Dengeli bir beslenme programı izleyin, hekiminiz size yemeniz ve yememeniz gereken şeyler konusunda bilgi verecektir.
Sigarayı bırakın.
Alkol almayın.

Eğer;

Görüşünüzde bulanıklık varsa ve bu iki günden uzun sürüyorsa
Her iki gözünüzde ani ortaya çıkan bir görüş kaybı varsa,
Gözünüzün önünde kara noktalar uçuşuyorsa, flaş parlamasına benzer ışık yansımaları görüyorsanız, hemen doktorunuza başvurun
Yeni bir ayakkabıyı ilk giydiğinizde 1 saatten uzun süre ile giymeyin.
Bacaklarınızın alt kısmına doğru olan kan akışını engelleyecek sıkılıkta giyecekler kullanmayın.
Bacak bacak üzerine atmayın.
Ayak parmaklarınız birbirine sürtünüyorsa parmak aralarınıza bu sürtünmeyi önleyecek yumuşak yün parçalar yerleştirin.
Ayak tırnaklarınızı kesmeden önce tercihan 10 dakika boyunca sıcak suda yumuşatın, sonra da düz biçimde kesin. Tırnaklarınızı derin ve köşelerine girecek biçimde kesmemeye özen gösterin
Ayaklarınızı ılık tutmaya çalışın ancak sıcak yüzeylere (soba ve benzeri ısıtıcılar) çok yaklaştırmamaya özen gösterin. Farkında olmadan yanıklara neden olabilirsiniz.
Ayağınızdaki nasır ve kabuklanmaları doktorunuza göstermeden kendi kendinize tedavi etmeye kalkışmayın.
Ayaklarınız karıncalanıyorsa bunu yürüyerek giderebileceğinizi unutmayın.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar