Kategori | Sağlık Konuları

Evde güvenli bir yaşam sağlamak için yapılması gerekenler

Genellikle çocuklarımızın sokakta, evde olduğundan daha fazla kaza geçirme ihtimali olduğunu düşünürüz. Oysa düşünülenin aksine onlar, evimizin banyo, mutfak gibi yerlerinde de en az sokakta olduğu kadar risk altındalar. Bu riskleri azaltmak ve onlara evde güvenli bir yaşam sağlamak da bize düşüyor. Peki ama nasıl?

Koşarken düşmek, birileriyle çarpışmak gibi kazalar çocuklarımızın büyüme dönemlerinde en azından bir kez karşılaştığı cocuklar ve hayvanlartehlikelerdir. Her ne kadar dış dünyanın çocuklarımız için her geçen gün daha da tehlikeli hale geldiğini düşünüyorsak da, göz ardı ettiğimiz bir gerçek var: Ev kazaları… Ev kazaları, çocukluk döneminin en sık karşılaşılan kazalarının başında geliyor. Bu kazalar sonucu meydana gelen yaralanmalar da yadsınamayacak kadar önemli. Evimizin banyo, mutfak gibi yerlerinde yaşanan bu kazaları önlemek de bize düşüyor elbette. Üstelik bu riskleri azaltmak için çok uğraşıp didinmeye de gerek yok. Sadece birkaç basit önlem almak gerekiyor.

Çocuğun ev içinde en fazla kaza riskini yaşadığı yerlerden biri olan banyoda, düşme, zehirlenme, elektrik çarpması gibi durumlara karşı alınabilecek önlemlerin başında, onu banyoda tek başına bırakmamak geliyor. Saç kurutma makinesi, çamaşır makinesi, elektrikli şofben gibi elektrikle çalışan aletleri de fişlerini prizde bırakmamak, banyoda kullandığımız şampuan, sabun gibi ürünleri çocukların ulaşamayacağı yerlerde, mümkünse kilitli bir dolapta saklamak, çocuğun boğulma tehlikesini ortadan kaldırmak için klozet kapağını kapalı tutmak ve küveti 10 santimetreden fazla yükseklikte suyla doldurmamak gibi şeylere de dikkat etmekte fayda var.

Banyo zemininde ve küvette, kaymayı engellemek için kullanacağınız plastik paspaslar ile banyoda bulunan sivri köşeleri saracağınız plastik örtüler, çocuğunuzun banyoyu daha güvenli bir ortamda kullanmasını sağlayacaktır.

Ona banyo yaptırmadan önce suyun ve banyonun sıcaklığını kontrol etmek de alabileceğiniz basit önlemler arasında.

Peki ya mutfak?
Mutfak, çocukların özel ilgi alanlarından biri gibidir adeta. Buzdolabının kapısını açıp kapatmak, mutfak malzemeleriyle oynamak, çocukların karşı konulamaz meraklarını en çok cezbeden birkaç şeyden biridir. Ama iş güvenlik konusuna gelince, mutfak tahmin edebileceğinizden çok daha tehlikeli bir yer haline gelebiliyor. Pişen yemekler, havuç, fıstık gibi sert, üzüm, şeker gibi yuvarlak şekilli yiyecekler, çocuklarda boğulmaya neden olabilir. Bu yüzden meyve ve sebzeleri küçük parçalar halinde, fıstık, fındık gibi yiyecekleri de kabuklarını soyarak vermelisiniz.

Yanıklara karşı…
Çocukların maruz kaldığı en tehlikeli kazalardan biri yanmalar. Bunun önüne geçmek için alabileceğiniz basit önlemlerden biri, eğer banyoda termosifon gibi aletlerden kullanıyorsanız, termostatın derecesini 45 derecenin altında tutmak. Sıcak bir şeyler içerken veya taşırken çarpmayı engellemek için çocuğun evin içinde nerede olduğuna dikkat etmek de basit ama koruyucu. Eğer bebeğiniz varsa, onu taşırken diğer elinizde sıcak bir sıvı olmamasına dikkat edin.

Mutfakta iş yaparken, sıcak olsun ya da olmasın ocağın üzerindeki tencereyi, sapları ocaktan taşmayacak biçimde yerleştirin. Pişirdiğiniz yiyecekleri pişirme kabında değil, başka bir kapta çocuğunuza verin. Aynı şekilde bebeğinize biberon veya kavanoz mama ısıtırken mikrodalga fırın kullanmamaya özen gösterin. Bebeğe sıvı yiyecekler verirken de her zaman sıcaklığını kontrol edin.

Aynen banyoda olduğu gibi, mutfakta da elektrikli aletlerin fişlerini prizde bırakmamaya dikkat edin. Her ihtimale karşı da mutfakta bir yangın söndürücü bulundurun.

Çocuğunuzun parmağını veya herhangi bir cismi prize sokup çarpılmasını engellemek için, özellikle yere yakın prizlere koruyucu plastik kapaklar takın.

Deterjan, plastik torba, bıçak, kibrit, temizlik ürünleri ve benzer maddeleri dolaplarda saklayın. Dolap, kapı vb. için kullanılan ve hemen her yerde bulabileceğiniz çocuk kilitlerinden alın.

Boğulma tehlikesi!
Genellikle tüm çocuklar ve bebeklerde görülen dokunma ve ağzına sokma eylemi, onların henüz yabancısı oldukları dış dünyayı tanımaları konusunda attıkları adımlardan bazıları. Ama oldukça da tehlikeli. Çünkü küçük oyuncak parçaları, madeni para, bilye, pişmemiş havuç, sert şeker, kabuklu yiyecek, toplu iğne, pil, düğme gibi yutulması kolay şeyler soluk borusuna kaçarak boğulmalara sebep olabilir. Bu yüzden oyuncak seçiminde, ayrılabilen parçaları olmayan ve dört yaşından küçük çocuklara uygun olan oyuncakları seçmeye özen gösterin.

Çocuğunuz dört yaşından küçükse pişmemiş havuç, fındık, fıstık, sert şeker, üzüm gibi yiyecekleri asla vermeyin. Madeni para, toplu iğne, düğme, pil, lastik balon gibi küçük cisimlere ulaşmasını engelleyin.

Emzik alırken küçük parçalara ayrılmayacak, güçlü emzikleri seçin. Kullanacağınız emzikler büyük, sert ve hava delikli olmalı. Emziği kurdelenin veya bir ipin ucuna da bağlamaktan kaçının. Mutlaka açıkta bulunması gereken kabloları, elinizden geldiği kadar gizlemeye çalışın.

Başını çarptıysa!..
Çocuğunuz düşüp başını herhangi bir yere çarptıysa ilk yapmanız gereken şey onu bir uzman doktora götürmek ve götürene kadar da gözünüzün önünden ayırmamak. Çünkü kafa travmalarının belirtilerini ancak iyi bir gözlemle fark edebilirsiniz. Bilinç kaybı, uyanma güçlüğü, sürekli kusma, sürekli kanama, 10 dakikadan daha fazla süren soluk renkli cilt görünümü ağır kafa travması habercisidir. Hafif kafa travmasında ise çocuk uyanıktır, bilinci açıktır, rengi normaldir, 10 dakikadan daha kısa süre ağlar ve oyun oynamaya geri döner.

Çocuğunuz herhangi bir yerini kestiğinde bir gazlı bez ya da normal bir bezle direkt basınç uygulayın. Yarayı temizledikten sonra bandajla sarın. Ağır kafa travmalarında, eğer boyun travmasından da şüpheleniyorsanız, çocuğu hiçbir şekilde kıpırdatmayın. Yapacağınız ilk iş de hemen bir doktor çağırmak olmalı.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar