Kategori | Hamilelik

Göbek Kordonu

göbek kordonu

göbek kordonu

Fetusla plasenta arasındaki ilişkiyi sağlayan göbek kordonu, gebelikten gebeliğe büyük farklılıklar gösterir. Uzunluğu 20 – 150 santimetre arasında değişir. Kordonun uzunluğu ile gebeliğin seyri arasında hemen hiç bir ilişki yoktur. Fakat doğum sırasında farklı sorunlar doğurabilirler. Oluşumunu düğümsüz olarak tamamlayan kordon bebeğin sürekli hareketi nedeniyle düğümlenir. Bu düğüm doğum sırasında sıkışarak bebeğin oksijensiz kalmasına neden olabilir. Düğümlenme genellikle uzun kordonlarda görülür. Bu tür kordonlardaysa düğümün sıkışması olasılığı düşüktür. Gene uzun kordonlarda rastlanan bir diğer durum ise kordonun bebeğin boynuna dolanmasıdır. Doğum sırasında gerilerek bebeğin boğulmasına neden olma olasılığı boyna dolanan kordonların çoğu kez uzun olması nedeniyle aslında düşüktür.
Kordonlarla ilgili asıl tehlike kordonun doğumdan önce dölyatağı ağzından dışarı sarkmasıdır. Kimi durumlarda kordon dölyolunu da geçerek dışardan görülür. Kordon sarkması sırasında dölyatağı ağzı kordonu sıkıştırır ve zamanında müdahale edilmezse bebeğin anne karnında ölmesine neden olur.

İki atardamar, bir de toplardamardan oluşan kordon, onyedinci yüzyılın sonuna kadar, plasenta dışarı atılana dek kesilmiyordu. Daha sonraları bebek doğup soluk almaya başlar başlamaz kesilmeye başlandı. Günümüzde onyedinci yüzyıl öncesi uygulamanın da savunulduğu yerlere rastlanmaktadır. Macar doktor P. Vardi, bebeği annesinin bacakları arasına yatırıp, plasentanın gelmesini beklemektedir. Plasenta geldiğinde bir tabağa konulup yukarı kaldırılmaktadır. Beş dakika süreyle burada tutulan plasentanın içinde kan bebeğin kendi dolaşım sistemine aktarılır. Bu yolla, bebeğin 310 mililitre olan kan hacmi 390 mililitreye yükselir. Yaklaşık % 25’lik bu artış, bebeğin ilk günlerdeki muhtemel hastalıklara göstereceği direnç açısından oldukça önemlidir.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar