Kategori | Sağlık Konuları

Güneşin Karanlık Yüzü

Yazın gelmesiyle birlikte güneşlenme mevsimi de başlıyor. Yanık bir ten ve sağlıklı bir görüntü hayaliyle herkes deniz veya havuz kenarına havluyu atıp saatlerce güneş altında kalarak –deyim yerindeyse- kendini kavuruyor. Ancak son yıllarda sıkça duyduğumuz ama inatla bazılarımızın kulağını tıkadığı bir gerçek var. O da güneş altında korunmasızca geçirilen zamanların güzelliğinizden çaldığı. Yani güneş bronz bir tenin yanında sağlıklı bir güzellik değil, aksine uzun vadede size pek çok sorun vaat ediyor.

Güneş, ondan faydalanılmayı doğru bilmedikçe deri kanseri, erken yaşlanma, alerji, çillenme ve daha pek çok soruna davetiye çıkarıyor. Güneşin yaydığı UV (mor ötesi) ışınları güneş yanıkları, pigment lekeleri, erken cilt yaşlanması ve çeşitli cilt rahatsızlıkları gibi gözle görülen bu zararların ötesinde derinizin iç katmanlarına kadar ulaşarak deri hücrelerinde bozulmaya sebep oluyor. Eğer gözle görülmeyen bu zararlar uzun süre devam ederse, ilerleyen yıllarda ciltte tümörlerin oluşmasına ve cilt kanserlerinin en tehlikelisi olan “Melanoma”ya sebep olabiliyor.

Ancak uzmanların her yaz başında yaptığı yukarıdaki gibi uyarılar genellikle yerini bulmuyor. Pek çok kişi “Bana bir şey olmaz”, “Ben esmerim, güneşe daha dayanıklıyım” gibi hiçbir dayanağı olmayan savunma yöntemleri geliştiriyorlar güneşe karşı. Ya da kimisi “Ben güneşe çıkmıyorum, gölgede kalıyorum. Dolayısıyla güneşin zararlarından etkilenmiyorum” diye düşünüyor. Oysa ne gölge, ne de bulutlu havalar korunmak için yeterli değil.

Güneşin zararlı etkilerinden bu kadar sıklıkla bahsedilirken pek çok kişinin hâlâ korunmasızca güneşe çıkmasının sebebi sizce ne olabilir? Elbette biz Türk insanına özgü boş vermişlik ve “bana bir şey olmaz” hissi. Lakin güneşin zararı yıllar sonra ortaya çıkıyor. Biz güneşin zararlarını bir kez daha hatırlatalım; önlemini alıp almamak size kalmış.

• Uzun süre güneşte kalan cilt erken yaşlanır.
• Çilli bir cilde sahipseniz çilleriniz güneşte daha belirgin hale gelir ve ilerleyen yaşlarda çiller güneş lekelerine dönüşerek kalıcı hale gelirler.
• UV ışınları derinin iç katmanlarına kadar ulaşarak hücre bozulmalarına neden olur. Önlem alınmazsa bu hücre deformasyonu “melanoma” denilen melanin hücrelerinde gelişen kahverengi görünümde kötü huylu tümörlere yani cilt kanserine neden olur.
• Çoğu kişi güneşin sivilcelere iyi geldiğini, sivilceleri kuruttuğunu düşünür. Oysa bilinçsiz güneş banyosuna maruz kalan cildin sebum salgısı düzensizleşir. Yağlı bir cilde sahipseniz ve güneşlendikten sonra cildinizin kuruduğunu ve gerginleştiğini hissedersiniz ancak bu uzun sürmez. Çünkü cilt sebum dengesini sağlayabilmek için daha fazla yağ salgılar ve daha fazla sivilcelenmeye neden olur.
• Cildi güneşe alıştırmadan, bilinçsizce güneşlenmek güneş alerjisine neden olabilir. Ciltte kızarıklıklar ve kaşıntıyla kendini gösteren güneş alerjisi önlem almazsanız tatilinizi zehir edebilir.
• Bazı ilaçlar ciltte aşırı hassasiyet yaratır. Özellikle sivilceleri için ilaç kullananlar güneşten sakınmadıkları takdirde güneş yanıkları ve lekeli bir ciltle uğraşmak zorunda kalabilirler.

Güneşin tüm bu kötü etkilerinden kendimizi korumak için:

• Güneşin zararlı olduğunu kabul edilmeli
• Yaz aylarında sadece güneşlenirken değil diğer zamanlarda da UV filtreli kremler kullanmayı ihmal etmeyin
• Güneş kremlerini güneşe çıkmadan 15 dakika önce, mutlaka nemlendiricinin üstüne cilt uygulayın. Bu, kremin cilt tarafından iyice emilmesini sağlar ve güneşe çıktığınızda cildin lekelenmesini önler.
• Güneşin en etkili olduğu 12:00-15:00 saatleri arasında güneşe çıkılmamalı
• Eğer cildinizdeki benler ve lekeler şekil değiştiriyor veya büyüyorsa mutlaka bir doktora gidin.
• Pek çok kişi solaryumun UV filtresi içerdiğini ve güneş gibi zararlı olmadığını söyler. Bu kısmen doğrudur ancak solaryum cildi çok kısa sürede yaktığı için cilde zararlıdır. Cildi güneşten daha çabuk kırıştırır, çillendirir ve leke yapar.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar