Kategori | Sağlık Konuları

İlaçlar ve yan etkileri

B2 VitaminiHer şeyde olduğu gibi ilaç ve doktor konusunda da toplumumuzda bir vurdum duymazlık, basitleştirme, önemsememe var. Doktorun değil de arkadaşın, komşu teyzenin, müdürün ya da ailenin önerdiği ilaçlar içilir genelde. Üstelik insanlar yemek tarifi verir gibi ilaç reçeteleri verirler birbirlerine. İlaç önermek bir dostluk gösterisi olup çıkmıştır.  ‘Vermidon iç şıp diyekesiyor!’ ya da ‘Annem tansiyonu için Diltizem kullanıyor, çok meşhur bir doktor vermişti, al sana kutusunu vereyim’ gibi sözler kulaklara yabancı değil. Sanki doktora gitmek bir lükstür, yalnızca yumurta kapıya dayandığında gideriz. Senelik kontrolleri falan bu yazının konusu yapmayı asla düşünmüyorum. Eğer olması gerekenleri söylersem Türkiye’de değil de Marsta yaşayan ve ülkenin tepesinden bakan biri gibi hissederim. Çünkü olması gerekenlerle olanlar arasında kilometreler var.

Şimdi yalnızca çok gerekli ve hayati bazı noktalara değinelim. İlaçların çoğu kimyasal yolla sentezlendiği için sağaltıcı (tedavi edici) etkileri yanı sıra bir o kadarda çok olan yan etkileri, diğer maddelerle etkileşimleri hep göz ardı edilir. Hele antibiyotiklerin çerez alınır gibi gidilip eczaneden reçetesiz satın alınmasına dünyanın hiç bir yerinde rastlanmaz ama  ülkemizde bu sıkça olur. Benim de yukarıda anlattığım danışma ve yan etki olayı başıma geldi. Daha doğrusu benim sayemde bir arkadaşımın başına geldi diyebiliriz. İlaç sektöründe çalıştığım için bana danışan çok olur ve böyle sorulardan bunalırım…

Bir keresinde dişi ağrıyan bir arkadaşım benden bir antibiyotik önermemi istedi. Hemen ilacın adını söyledim ancak içimden hınzırca güldüm çünkü danışan oldukça kuşkucu bir tipti. Nasıl olduysa bana o an için güvenmişti. Neyse, arkadaşım eczaneye telefon açıp ilacı getirtti. (Bunda garip bir şey yok, nasıl ki kebapçı ya da pizzacıya sipariş verebiliyorsanız ülkemizde eczaneye de bu şekilde sipariş verebilirsiniz ve ilacınız kapıya kadar gelir. ) Ve hemen hapı yuttu. Bu iki anlamda da kullanılabilir , gerçekten hapı yutmuştu ; çünkü prospektüsü okumamıştı , ne çok yan etkisi olduğunu bilmiyordu. ‘Yuttun mu?’ dedim. ‘Evet’ dedi. ‘Tamam o zaman gel prospektüsü birlikte okuyalım’ dedim ve yan etki bölümünü açtım: ‘Uyku bozukluğu, böbrek yetmezliği, sinirlilik, ruhsal bunalım, titreme,davranış bozukluğu, halusinasyon, baş ağrısı, çarpıntı, nöbet, kalp yetmezliği, karaciğer bozukluğu…vs’ bu şekilde sürüp gidiyordu üstelik kalp ve solunum durması da vardı yan etkiler arasında. Tabii arkadaşımın yüz ifadesi ve rengi bir anda değişti. Sonradan bana anlattığına göre bütün gece uyuyamamış, ilaca da devam etmemiş doğal olarak. ‘Bir daha doktora danışmadan ilaç alma’ dedim. Aslında o arkadaşıma ilaç dersi falan vermek istemiyordum, şahsi gıcığım vardı. Ve aslında prospektüste yazan bütün yan etkilerin görüleceği gibi bir kural da yok. Binde bir çıkan belirtileri bile üretici firmalar yazmak zorunda oldukları için yazıyorlar. Hatta ürünün hammaddesi deneme aşamasındayken hangi bozukluklar görüldüyse onları bile yazmak zorundalar. Ama gel de bunu ona anlat. Öylesine korktu ki uzun süre kendine gelememiştir. Bir sonraki gün ortak dostumuz olan diş hekimine telefon açarak olanları anlattım. İçirdiğim ilacı hekim de onayladı; bu arada yan etkilerini okutunca arkadaşımın ne hale geldiğini söyleyince ikimiz de güldük.’İyi etmişsin , oh olsun, bana gelmeyip kendi başına tedavi olmayana çalışana az bile!’ dedi.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum ilaç konusu bitmez daha devam edeceğiz ancak basit bir kaç uyarı ile sözü noktalamak istiyorum. Hasta olunca mutlaka doktora gidin. Bu öneriyi yazıp yazmamakta çekimserdim. Ancak toplumun doktora gitme oranını göz önüne aldığımda yazmaya karar verdim. Evet, arkadaşınıza, annenize ya da sokağınızdaki eczacıya değil, hastalanınca mutlaka doktora gidin. Eczacının önereceği tedavi bile, gerekli incelemeler yapılmadığından üstünkörü olacak ve belki size zarar verecektir. Doktor tavsiye etmeden ilaç kullanmayın, başkalarına iyi gelen bir ilaç size ters etki yapabilir. Çünkü her insanın sahip olduğu yapısal özellikler farklıdır, testler ve incelemeler yapılmadan tedavi önerilemez. Kalıtımsal bazı hastalıklarınız, kullandığınız başka ilaçlar varsa bunlar da etkileşimlere neden olabilir. İlaçların yüzde doksanı kimyasaldır yani vücuda yabancı maddeler içerir bu nedenle hangi sıklıkla vehangi dozda kullandığınız çok önemlidir. İlaç saatlerinizi aksatmayın ve dozuna sadık kalın, az ya da çok almak sağlık açısından tehlikelidir.  Kullanma konusunda doktorun açıklamalarını dinleyin, hatta bir yere not edin. (Tabii doktor da yazabilir ama onun yazısını okuyamayacağınıza bahse girerim.) İyi hissettiniz diye ilaç alımını kesemezsiniz. Böyle bir davranış hastalığa bir süre sonra yeniden yakalanmanıza sebep olabilir.Antibiyotikler için de zamanından önce kullanımı kesmek bakterilere aşı etkisi yapacağından vücutdirencini düşürüp mikrobun direncini arttıracaktır.  Kullanılmış ilaçları saklamayıp atın. (Hepimizin ecza dolabında sararmış, unutulmuş ilaç kutuları bulunur, bunlara değer vermeyin, hepsini imha edin) Ağrı kesiciler buna dahil değil elbette ancak onların da son kullanma tarihlerine dikkat etmelisiniz. Süresi geçmiş ürünler faydalı olamaz, bazıları da zararlı maddelere dönüşebilir.  İlaçlarınızı uygun ortamlarda saklamazsanız süresinden önce bozulup zararlı hale gelebilirler. Bu nedenle kutularındaki saklama koşullarını iyice okuyun ve uygulayın. Hastalığınızın sonunda doktora yeniden görünün ya da telefonla son durumunuzu bildirin. Eğer iyileşemediyseniz kendi metotlarınıza ya da Ayşe Teyze’nin önerilerine dönmek yerine doktora başvurun ve yeni incelemeler isteyin. Şimdilik bu kadar, haftaya bitkilerin sağlıkta kullanımı konusuna değineceğim. Hepinize sağlıklı günler dilerim.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar