Kategori | Genel, Uzmanlar

Kafein: Canlandırıcı ama sağlığı da yok edici

Kahve ve çay özellikle yetişkinler tarafından oldukça büyük miktarlarda, bilinçsizce tüketiliyor. Oysa uyarıcı bir madde olan ve bağımlılık yaratan kafeinin – aşırı dozda kullanıldığında – sağlık üzerindeki olumsuz etkileri maalesef büyük…

Kafein başlangıçta canlandırıcı etki yaratıyor Kafein bağımlılığı daha çok küçük yaşlarda çikolatayla başlıyor, alkolsüz içeceklerle devam ediyor ve kahveyle ileri düzeye geliyor. Kahve günümüzde kafein tüketimi için başlıca araç. Her gün dünya üzerinde milyonlarca insan ofislerine geliyor ve ilk işleri kendilerine bir fincan kahve yapmak oluyor.

Kafeinin başlangıçta yarattığı canlandırıcı etkiden hoşlananlar aynı durumu yaşamak için gittikçe daha fazla doz alma ihtiyacını hissediyorlar. Oysa aşırı kafein tüketiminin uzun zamana yayılması tıp otoriteleri tarafından pek çok hastalıkla ilişkilendiriliyor.

Etkileri

Bir fincan kahve yaklaşık 100 mg kafein içeriyor ve bunun tüketimi merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkide bulunuyor. Bizim hissettiğimiz ise geçici de olsa enerjide artış, uyku halinin azalması ve daha iyi çalışan bir kafa! Kafeinle kardiovasküler sistem de harekete geçiyor nabız ve kan basıncı artıyor. Kısaca kafein vücudumuzu hızlandırıyor. Ancak sonuç olarak kan şekeri düşüyor ve tatlı ya da çikolataya karşı ani bir istek duyuyoruz.

Azı karar mı?

Kafein kollestrolü yükseltiyor, kas titremelerine neden oluyor. Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez günde 500 mg ve üzeri kafein alımı aşırı kabul edildiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: ” 250 ve 500 mg arası orta, 250 mg’dan az olan miktarlar ise düşük olarak nitelendirilir.” Kişiden kişiye değişmekle birlikte az miktarda içilirse yararı bile var; mide asitini artırarak hazmı kolaylaştırıyor, enerji veriyor ve beynin çalışmasını hızlandırıyor. Fazla alındığındaysa gerginlik, kas titremeleri, çarpıntı, midede yanma ve ekşime, karın ağrısı, bulantı gibi yakınmalara yol açabiliyor. Ayrıca vücuttan kalsiyumun idrarla atılması ve kolesterolün yükselmesi gibi etkiler de görülüyor. Kafein alışkanlık yapıyor ama şimdiye kadar önemli bir organa veya sisteme zarar verdiği görülmemiş.

Mayo Clinic uzmanlarının yaptıkları bir açıklama aşırı kafein alımının tehlikelerini ortaya koyuyor: Sinirlilik, uykusuzluk, panik – atakların kötüleşmesi, varolan ülserlerin azması, hazımsızlık, mide yanması, ishal, gaz sıkışması ve idrar yolları bozuklukları.

Kurtulmak o kadar da zor değil!

Nerede, ne kadar?

Bir fincan espressoda 100 mg
Bir fincan filtre kahvede 80 mg
Bir fincan hazır kahvede 57 mg
Bir fincan capuccinoda 73 mg
Bir şişe sodada 55 mg
Bir şişe kolada 31 mg
Bir bardak buzlu çayda 25 mg
Bir fincan koyu çayda 36 mg
Bir fincan yeşil çayda 30 mg
Bir bar çikolatada 5 – 10 mg
Kafein içeren bazı ilaçlarda 33 – 200 mg

Kafein içeren gıda maddelerinden belirli bir miktarı her gün, düzenli bir şekilde tüketmeyi alışkanlık haline getirmiş herkes bunu azaltmayı er ya da geç düşünmeli. Kafeinin de bir bağımlılık olduğu ve alışanların dozu zamanla artırdığı düşünülürse, dikkatli olmanın ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılabilir. Peki normal bir tüketim denince akla gelen ne olmalı? Uzmanlar bunun için kahveyi örnek gösteriyor ve normalin günde bir fincan tüketmek olduğunu söylüyorlar. Üstelik zaman zaman hiç kahve tüketmeden birkaç gün geçirmeye çalışılmalı. Kafein tüketiminde aşırıya kaçtıklarını düşünenler arındırıcı yani detox bir program uygulayabilirler.

Detox programın başlıca kuralı, kafein içeren her şeye “elveda” demek. Bu içecek ve yiyeceklerin eksikliğiyle oluşan boşluk ise meyve ve sebzelerle, meyve suyu, meyve ve bitki çayları, hatta en mükemmeli suyla doldurulmalı. Bir uzmana danışarak yapılacak C ve B vitamini takviyesi kafein tüketimi sırasında kaybedilen vitaminlerin yerine konmasını sağlayabilir.

Kadınlara ne yapıyor?

Kafeinin kadınlara zararı büyükKadınlar kafeini en çok çikolata, çay, kahve, özellikle menstürel dönemde içtikleri ağrı kesiciler ile alıyorlar. Kafein kısa vadede şu negatif etkileri gösteriyor: Anksiyete, yorgunluk, depresyon, uykusuzluk, mide rahatsızlıkları, taşikardi. Uzun vadeli negatif etkileri ise düşündürücü. Demir ve kalsiyum eksikliği, kemik erimesi ve anemi, göğüslerde fibrokistik oluşumlar, düşükle sonuçlanan gebelikler ve yumurtalık kanseri başlıca görülebilen hastalıklar.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar