Kategori | Güzellik

Kalıcı olarak kılların giderilmesi

Piyasada satılan ürünler kılı yok ettiğini söylese de bu her tür kılı yok ettiği anlamına gelmemektedir. Aslında tek bir seansta bir bölgedeki her tür kılı yok etmek imkansızdır.

Derinizde gözlemleyebileceğiniz 3 tür kıl bulunmaktadır:

  • Vellus: renksiz ve çok ince tüylerdir
  • Orta derece kıl: vellus ve terminal kıllar arasında bir yerdedir. İncedir ancak kısmen pigmentlidir
  • Terminal: derin kökleri olan kaba ve pigmentli veya beyazlamış kıllardır (genellikle giderilmek istenen kıllar bu türdendir)

Ayrıca yukarıda bahsedilen her kıl türünün 3 büyüme evresi bulunmaktadır:

  1. Anagen: aktif büyüme evresi
  2. Katagen: kısa süreli geçiş evresi
  3. Telogen: yeni bir anagen kıl oluşuncaya kadar geçen uyku evresi

Her kıl türünün ve her büyüme evresinin miktarı kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle de bir metodun tüm bireyler için başarılı olduğunu söylemek zordur. Bulunduğu vücut bölgesi ile ilişkili olarak kılların %20-85’i anagen evrede bulunur (bu durum anagen/telogen oranı olarak adlandırılır).

epilasyon

Çoğu kıl giderme yönteminin aktif büyümekte olan anagen kıllara daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu da bir cihazla tek tedavinin tüm kılları tedavi edemeyeceği anlamına gelmektedir.

 

Kalıcı olarak kılların giderilmesi

Çoğu kişi kalıcı kelimesi ile sonsuza dek anlamının ifade edildiğini düşünmektedir. Ancak reklamlarda iddia edildiği gibi bu her zaman mümkün değildir.

Sonuçlar arasında ne kadar zaman geçmelidir ki kalıcı olarak nitelendirilebilsin? Kalıcı kıl giderilmesi, tedavi edilen kıl folikülünün kıl üretme yeteneğinin tümüyle yok edilmesi olarak tanımlanabilir. Bir cihazın kalıcı olarak kıl giderebildiğinin söylenebilmesi için son tedaviden en az bir yıl sonra aynı bölgede kıl büyümesinin olmaması gerekir.

Ancak burada bazı kılların yıllar süren büyüme evreleri olduğunun unutulmaması gerekir.

Kalıcı olarak kılların azalması

FDA bu terimi şöyle açıklamıştır:

Bir tedavi rejiminden sonra yeniden büyüyen kılların sayısında uzun süreli ve stabil bir azalma olmasıdır. Vücudun bulunduğu bölgesine bağlı olarak 4-12 ay arasında kılların tüm büyüme evreleri değişebildiğinden yeniden büyüyen kılların büyüme evresinden daha uzun bir süre bu sayıda kalmaları gerekir.

Yanıt oranı
Yanıt oranı ile tedaviye yanıt veren kişilerin yüzdesi kastedilmektedir.

Tıbbi literatürde bilinmeyen nedenlerden ötürü bazı kişilerin laser veya elektrolize yanıt vermedikleri bildirilmektedir. Ne kadar az klinik veri varsa o kadar hata oranı da yükselmektedir. Örneğin Vaniqa’da kadınların %58’i aktif içerik maddesine yanıt vermişlerdir. Ancak eğer bu kadınların üçte biri yanlış pozitif olarak değerlendirilecek olursa (kontrol grubunda olduğu gibi) gerçek yanıt oranı ancak %25’e yakın olacaktır. Bu nedenle yanıt oranı geniş bir kontrol grubu ile kıyaslanarak pozitif sonuçların şans eseri olmadığının belirlenmesi gerekir.

Yeniden büyüme oranı
Yeniden büyüme oranı ile tedaviden sonra yeniden görülen kılların yüzdesi anlatılmak istenmektedir.

Tıbbi literatürde yeniden büyüme oranının çok farklılıklar gösterdiği bildirilmektedir. Bu da kesin olarak yeniden büyüme oranını saptamanın imkansız olduğu anlamına gelmektedir. örneğin uzun dönem laser tedavisi izlemelerinde yeniden büyüme oranı %22-100 arasında bildirilmiştir. Elektrolizle ilgili 125 yıllık geçmişe rağmen halen bu oranlar %15-50 arasında bildirilmektedir.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar

Blogroll