Kategori | Sağlık Konuları

Liposuction Hakkında

Birçok kadın ve erkek için liposuction (yağ emme) bir rüyanın gerçekleşmesi olmuştur.

Liposuction, açılan küçük deliklerden vücut yağlarının içine sokulan kanüllerle istenmeyen yağ şişliklerinin, kabarıklıklarının uzaklaştırılmasıdır. Vücudun yağ tabakasına ucu sokulmuş olan bu kanüle bir hortum bağlıdır ve vakum uygulanmaktadır. Böylece yağ vücuttan uzaklaştırılmaktadır.

Liposuction kilo kaybetme metodu olarak uygulanmamaktadır.

Ancak liposuction diyete ve egzersize dirençli yağ kitlelerinin giderilmesi ve vücuda daha ince bir görünüm sağlanmasında kullanılabilmektedir.

Dirençli yağ kitleleri kalıtımsal olabildiği için bu durum diyetiniz ve egzersiz düzeyiniz ile ilişkili olmayabilir.
Kadınlarda en çok basen bölgesinde istenmeyen yağlanmalar görülmektedir.

Kadın ve erkeklerde çene altında, bel bölgesinde, kalçalarda, karında, bacakların iç ve dışlarında ve dizlerde yağ birikimleri olabilir. Bu bölgeler liposuctionın başarılı sonuçlar verdiği vücut bölgelerinden bazılarıdır.

Kadınlarda en çok liposuction uygulanan bölgeler karın, kalçalar, baldırlar ve dizlerdir.

Erkeklerde ise karın, bel bölgesi ve meme bölgelerine en çok uygulanmaktadır. Ayrıca kollar, boyun ve yüze de uygulanmaktadır.

Enteresan olarak koltukaltlarındaki ter bezleri liposuction ile alınabilmekte ve böylece aşırı terleme tedavi edilebilmektedir. Bu sırada vücudun kendini soğutma mekanizması herhangi bir şekilde ters olarak etkilenmemektedir.

Günümüzde farklı liposuction teknikleri bulunmaktadır.

Liposuctionın tarihçesi
Liposuction ilk kez Roma’da Dr. Giorgio Fischer tarafından bulunmuştur ve 1978 yılında Dr. Illouz tarafından Paris’te uygulanmaya başladıktan sonra popüler olmuştur. 1980lerde Amerika’da uygulanmaya başlamış, kısa zamanda popüler olmuştur. Bu popülerliğin ardından medyada hem olumlu hem de olumsuz bir dizi haber yer almaya başlamıştır. 1985 yılında Amerikalı doktorlar Dr. Jeffrey Klein ve Dr. Patrick Lillis tumesan (şişirme) tekniği bulmuşlar ve 1993 yılında Dr. Klein bu tekniği yayınlamıştır.

Tumesan teknikte bol miktarda serumla birlikte liposuction uygulanacak bölge yağlarına belirli oranda lokal anestetik madde ve adrenalin enjekte edilmektedir. Lokal anestetik madde liposuction uygulanacak bölgenin uyuşturulmasını sağladığı için kişinin ayrıca anestezi almasına gerek kalmamaktadır. Ancak maalesef bu enjeksiyonun başlangıcında yapılan iğneler nedeniyle bir miktar rahatsızlık yani ağrı duyulması normaldir. Yine de hastaların sakin kalmasını ve rahat olmalarını sağlamak için damardan verilebilecek sakinleştiricilere gerek olmaktadır. Yapılan bu sakinleştiriciler çok az miktarda olduğundan tüm girişim esnasında kişinin bilinci yerinde ve uyanık olmaktadır.

Genellikle ameliyattan hemen sonra hastalar tek başlarına masadan kalkabilmekte ve yardıma gerek olmaksızın yürüyebilmektedirler. Hastalar genellikle günlük yaşamlarına bir iki gün içinde geri dönebilmektedirler. Yapılan lokal anestetiğin etkisi 16 saat kadar sürdüğünden ameliyat sonrası rahatsızlıklar da çok az olmaktadır. Bu teknikle uygulanan liposuction sonrası hastalar ancak çok az miktarda ağrı kesicilere gereksinim duymaktadırlar.

Tumesan teknikte ayrıca çok daha küçük çapta kanüller kullanılabildiğinden kanama ve morluklar da daha az olmaktadır.
Küçük bir delikten girilerek kanülle istenmeyen yağ kitleleri uzaklaştırılır.

Liposuctionda iki mekanizma iş görmektedir. Kanül yağ hücrelerinin arasından geçerken gravyer peynirdeki deliklere benzer kanallar oluşmasını sağlamaktadır. Bu kanallarda kanül vakum altında hareket ettirilirken yağ emilerek vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Ancak bunun yanısıra kanülün yağ dokusundaki hareketi nedeniyle arta kalan yağ hücrelerinin ve bağ hücrelerinin de bir kısmı hasarlanmaktadır. Bu arta kalan hasarlanmış yağ ve bağ hücrelerinin vücuttan uzaklaştırılması ise haftalar alabilir.

Ultrasonik liposuction
Ultrasonik liposuction sanıldığının aksine çok yeni bir teknik değildir. İlk internal yani iç ultrasonik patentleri 1987 yılında alınmıştır.

Günümüzde iki tip ultrasonik liposuction bulunmaktadır: internal ve eksternal.

İnternal ultrasonik liposuctionda kanülün titreşmesini sağlayan ve ultrason dalgaları ile yağ hücrelerinin parçalanıp daha kolay emilmesine olanak tanıyan teknik kullanılmaktadır.

Eksternal liposuctionda ise liposuctiondan hemen önce liposuction uygulanacak olan bölgeye dışardan ultrason uygulanmakta ve böylece yağ ve bağ hücrelerinin zayıflatılması sağlanmış olmaktadır. Eksternal liposuction altında ayrıca ameliyattan sonra belirli aralıklarla uygulanan ultrason seanslarını da saymak doğru olacaktır.

Bunların yanısıra günümüzde bazı merkezlerde liposuction ile aynı etkiyi yaratabilmek için liposuction olmaksızın sadece ultrason uygulanmakta ve haraplanan yağ ve bağ hücrelerini vücudun kendiliğinden yok etmesi beklenmektedir. Bu son söz edilen teknikle ancak çok az miktarda bir fark elde edilmekte ve yararlığın ne kadar olabileceğini önceden kestirmek kesinlikle mümkün olmamaktadır.

İnternal ultrasonik liposuction hem klasik, hem ıslak hem de tümesan liposuction ile birlikte uygulanabilir. Ancak internal ultrasonik liposuction için üç jenerasyon kanül, cihaz geliştirilmesine karşın halen ultrasona bağlı komplikasyonlar görülebilmektedir. Bu komplikasyonlar arasında dikkat edilmediği takdirde kanülün sokulduğu delik çevresinde ve hatta bazen dokuda kanülün geçtiği yerlerde yanık oluşması en önemli olanıdır.

Liposuctiondan en iyi yararlanabilecek kimseler sağlıklı, çok aşırı kilolu olmayan ve cilt gerginliği iyi olan kimselerdir. Yalnızca yaş çok önemli bir etken olmamaktadır. Bugüne kadar 16 yaşından 80 yaşına kadar çeşitli kişiler liposuctiondan yararlanmışlardır.

Liposuction bugüne kadar vücutlarının belirli bir bölgelerindeki fazla yağlardan kurtulmak için her yolu denemiş ama başarılı olamamış kişiler için en ideal olanıdır.

Liposuction sonrası çok daha uyumlu konturlara sahip olabilirsiniz.

Liposuction ile fazla yağlar uzaklaştırıldıktan sonra üstündeki derinin düzgün bir şekilde büzüşerek yeni görünüme uyum sağlaması beklenir. Aşırı kilolu, geniş yağ kitleleri veya deri çatlakları olan kişilerde genellikle deri bu şekilde büzüşemez. Bu nedenle de deride sarkmalar, kıvrımlar oluşabilir. Bu gibi durumlarda doktorunuz yağın yanısıra fazla derinin de uzaklaştırılmasını gündeme getirmeli ve tartışmalıdır.

İnsan erişkinlik döneminden sonra bütün hayatı boyunca sabit kalacak olan yağ hücreleri sayısına erişir. Herhangi bir hastalığa bağlı olmadıkça kilo alındığında bu yağ hücreleri şişmekte ve kilo verildiğinde bu yağ hücreleri büzüşmektedir. Ancak hiçbir zaman yağ hücreleri kaybolmamaktadır.

Yağ hücreleri ancak liposuction veya diğer cerrahi yöntemlerle vücuttan uzaklaştırılabilmektedir. Liposuction bir kilo kaybettirme işlemi olmadığından ve şekil bozukluklarına yönelik olduğundan liposuction sonrası kilo alındığında veya verildiğinde liposuction uygulanmış olan bölgelerde de kilo alınacak veya verilecek ancak bu durum eskisine oranla görüntü açısından daha uyumlu bir şekilde olacaktır.

Tümesan teknik kullanıldığı takdirde diğer tekniklere oranla daha fazla miktarda yağ, daha fazla bölgeden ve güvenlikle uzaklaştırılabilir. Bu teknikle 1 litre yağ uzaklaştırıldığında ortalama olarak 12cc kan kaybedilmektedir. Sıradan bir kan tahlilinde bile en azından 24cc kan alınmaktadır. Yani kaybedilen kan miktarı çok azdır. Çok aşırı miktarda yağ uzaklaştırılmadıkça kan vermek gerekmemektedir.

Genellikle ameliyat sonrası erken dönem bir iki gün sürdüğünden çoğu kişi Perşembe veya Cuma günleri liposuction yaptırtmayı tercih etmekte ve böylece hafta başında normal günlük iş yaşantılarına geri dönebilmektedir.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi liposuctionda da belirsizlik ve risk vardır. Bu risklerin arasında girişim uygulanmış bölgedeki morluklar, şişlikler, geçici his kaybı sayılabilir.

Liposuction uygulanmış bölgede girişimin yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak düzensizlikler görülebilir. Bu gibi durumlarda ilk girişime kıyasla çok daha hafif olan rötuş girişimi gerekebilir. Bölgede oluşan şişlikler genellikle 2-3 ay içinde yavaş yavaş azalmaktadır. Kalıcı sonuçlar tam anlamıyla 6-12 ay sonra ortaya çıkmaktadır.

Liposuction sonrası en önemli olanı uygun korselerin giyilmesidir. Korse ameliyat sonrası derinin düzgün bir biçimde toparlanmasına yardım ederken aynı zamanda erken dönemde ameliyat yerinde su tutulmasını yani ödemi de engellemektedir.

Bazı kişiler liposuction sonrası ameliyat bölgesine buz uygulayarak şişlikleri ve morlukları azaltabileceklerini düşünmektedirler. Ancak bu durum doğru değildir. Çünkü geride kalan yağ hücrelerini besleyecek olan minik kan damarları soğuk etkisiyle büzüşmekte ve istenenden daha fazla yağ hücresinin yok olmasına neden olmaktadır. Ayrıca çok ender rastlanan bir durum olan kriyogloblulinemi hastalığında (soğuğun etkisiyle kan damarlarında kriyoglobulin adı verilen protein toparcıklarının oluşarak damarları tıkaması ve dokunun ölümüne neden olması) çok miktarda doku ölebileceğinden nedbeler oluşabilmekte ve daha ciddi tıbbi sorunlar görülebilmektedir

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar