Öpücük Hastalığı ve Korunma Yolları

Yüksek ateşiniz mi var? Yutkunma güçlüğü mü çekiyorsunuz? Boğazınızın çevresinde ağrılı bezeler mi beliriyor? Karnınızın üst tarafında dolgunluk ve ağrımı hissediyorsunuz? Aynı zamanda bulantı, kusma, iştahsızlık ve kilo kaybımı ( zayıflama ) yaşıyorsunuz? Bu belirtiler varsa korkmanıza gerek yok, öpücük hastalığı geçiriyor olabilirsiniz.

Öpücük Hastalığı

Öpücük hastalığı, Ebstein Bar denilen bir virüsün yaptığı Enfeksiyoz Mononükleoz denilen bir hastalıktır. Kişiden kişiye genellikle öpücükle, dolayısı ile tükürükle bulaşır.
Bazen kan transfüzyonu ve organ nakli ile de kişiler arası bulaşma olabilir. Cinsel yolla kesinlikle bulaşmaz. Yılın her ayından enfeksiyon görülebilir. Gelişmekte olan toplumlarda çocukluk çağında %90 oranında bu enfeksiyon geçirilmiştir. Bizim toplumumuzda ise % 80-85 oranında bu enfeksiyona karşı antikor pozitifliği vardır.

Boğazda Ağrılı Beze

Çocuklarda enfeksiyon gürültüsüz seyreder. Genç ve ergen kişilerde klinik daha gürültülü seyreder. Bulantı, kusma, iştah kaybı, yüksek ateş, halsizlik, boğaz çevresinde ağrılı bezeler ve kas ağrıları görülebilir.

Bazı hastalarda dalak ve karaciğer büyümesi de görülebilir. Bu klinik tablo genelde virüs vücuda girdikten 30-50 gün sonra ortaya çıkar.

Öpücük hastalığının tanısının koyulması kolaydır. Yapılan kan sayımında lenfosit ve monosit denilen hücre sayısı artmıştır. Özel olarak ebstein bar virüse karşı yapılan antikor testlerinin pozitif olmasıda tanı koydurur.

Öpücük Hastalığı Tedavisi

Bu hastalık bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotikler işe yaramaz. Yanlışlıkla içilen antibiyotik özellikle ampicilin grubu vücutta dökülmeye neden olabilir. Tedavi semptomlara göre yapılır.

Örneğin; ateş varsa düşürülür, burunda tıkanıklık varsa solüsyonlarla açılır, 2-3 haftalık yatak istirahati iyi olur.
En son halsizlik düzelir. Bazı hastalarda çok nadiren kortizon tedavisi gerekebilir. Genelde prognoz iyidir. Hastalığı geçirenlerde ömür boyu bağışıklık kalır.

Bu hastalığa yakalananların 6 ay ara ile kan vermeleri önerilir. Yine bu hastalarda dalak büyümesi gözlemlenebildiği için özellikle hastalık seyrinde spor yapmamaları önerilir. Dalak yırtılması olabilir.

kaynak: İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya
-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar