Kategori | Sağlık Bilgileri

Sivilceler (Akne Vulgaris)

sivilceHalk arasında ‘sivilce’ denilen oluşumlar, yağ bezlerinin kronik inflamatuar hastalığıdır.

Akne vulgaris, sık görülen bir hastalık olup, özellikle ergenlik döneminde gözlenir. Ergenlik döneminde, kizlarda erkeklerden daha erken dönemlerde gelişir. Kızlarda 14-17, erkeklerde ise 16-19 yaşları, akne vulgaris’in en sık görüldüğü yaşlardır. Özellikle puberte döneminin hastalığı olmasına karşın, bu dönemden sonra da görülebilmektedir.

Nedenleri

Pek çok etkenin birarada varlığından sözedilmektedir.

Özellikle ergenlik döneminde meydana gelen hormanal değişiklikler ile sebase glandlar dediğimiz bezler büyür ve bunların sebum adı verilen ürünlerinde artış olur. Ergenlik dönemi aknelerinin en önemli sebeplerinden biri budur.
Derideki mikrobiyal floranın etkileri; sebase folikülde bazı mikro organizmaların kolonizasyonu, akne oluşmasına katkıda bulunan bir faktördür.

Akne patogenezinde rol oynayan başlıca mikroorganizmalar:

  • Propionibacterium acnes
  • Stafilococcusus epidermis
  • Pityrosporum ovaledir.

Inflamasyon

Akneyi Etkileyen Diğer Faktörler

Heredite (Kalıtım): Genetik faktörlerin akneye eğilimi etkilediğini belirten çalışmalar mevcuttur.
Diyet: Yapılan araştırmalarda, aknenin seyri ile gıdalar arasında genelde paralel bir ilişki saptanmamıştır. Fakat fazla yağlı gıdalar alındığında bazı hastlalar tarafından sivilcelerinde artış olduğu belirtilmiştir. Akne için özel bir diyet yoktur.
Menstrüel siklus: Menstruasyondan (adet kanamasından) 2-7 gün önce kadınların ortalama %70’inde aknede bir artış söz konusu olabilir.
Terleme: Aknelilerin %15’inden fazlasında terleme akneyi arttırabilir.
Ultraviole (UV): Doğal güneş ışığı akneyi iyileştirir, fakat aynı zamanda UV deri yağ bezlerinin ağzında toplanan yağ salgılarında artışa sebep olur.
Stres: Bazı çalışmalar stresin akne artışına sebep oldugunu belirtilmektedir.

Klinik bulgular

Akne vulgaris özellikle yüz, sırt, göğüs ve kolların üst kısımlarına yerleşir. Saçlı deri hastalığa katılmaz. Lezyonlar inflamatuar (iltihapli) yada noninflamatuar (iltihapsiz) karakterdedir.

Noninflamatuar lezyonlar komedon olarak adlandırılır ki bunlar aknenin temel ve primer lezyonudur. Bunlar açık (siyah renkte) yada kapalı (beyaz renkte) olmak üzere iki şekilde gözlenir.

Inflamatuar lezyonlar, küçük, cerahat içeren kabarcıklar şeklinde olabilir. Çok derin inflamatuar lezyonlar yaraya yol açabilir. Lezyonlarda yaraya dönüşme oranı %17’dir.

Tedavi

Tedaviye başlamadan önce, nedenin araştırılması ve nedene uygun bir tedaviye başlanması gerekir. Hafif aknelerde topikal tedavi yeterli iken, orta ve ağır derecelerdeki aknelerde, oral (ağızdan) ve topikal tedavi verilmelidir.

En çok kullanılan topikal preperatlar benzoyl peroksit (Aknefug), antibiotikler (klindamisin (Cleosin-T), eritromisin, tetrasiklin, kloromfenikol) ve retinoidlerdir. Topikal tedavi sırasında en sık gözlenebilen yan etki kontakt irritan dermatittir. Bu durumda topikal tedaviye ara verip, nemlendirici preperatlar haricen kullanılabilir.

Orta ya da ağır aknelerde, topikal tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda (sırt ve göğüs topikalden ziyade sistemik tedaviye daha iyi cevap verir), topikal preperatlar irritasyon oluşturuyorsa sistemik tedavi uygundur. Oral tedavi minimum altı ay sürmelidir. En çok kullanılan antibiotikler tetrasiklin ve deriveleri, eritromisin, trimetoprim+sülfametoksazol, klindamisindir.

Ciddi ve inatçı, klasik tedaviye cevap vermeyen olgularda retinoid kullanılabılır.

Antiandrojenler de sadece bayanlarda kullanılabilir.

Komedonlar komedon ekstraktörü ile fizik olarak ortadan kaldırılabilir. Deri soydurma (dermabrazyon), akne skatriksleri için genelde kış aylarında uygulanan cerrahi bir girişimdir.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar