Kategori | Sağlık Konuları

Trekking

Haftasonlarında ve bayram tatillerinde İstanbul’un göbeğindeki parklarda hatta bazen otoyolların hemen yanıbaşındaki çimlerde piknik yapan, mangal yakıp top oynayan insanlar görürüz. Demek ki doğada, yeşilde olma isteği hepimizin içinde var olan vazgeçilmez bir şey.

Son yıllarda kentte yaşayan insanlar kıpır kıpır; ama artık hafta sonu ya da bayramlardaki pikniklerde değil, doğa yürüyüşlerinde, trekkinglerde doğaya gidiyorlar. Kent ve iş stresinden uzaklaşıp, dinginliği yakalamanın en iyi ve en kolay yollarından biri trekking. İstanbul yakınlarında da bir yığın trekking rotası ve size rehberlik edecek yirmi kadar gezievi var. Unutmayın bu keşmekeş ile doğanın dinlendirici, arındırıcı kucağı arasında sadece bir saatlik bir mesafe var.

Trekkingin tarihi dağlara olan ilginin yoğunlaştığı zamanlara, Alpler’de, Himalayalar’da ve And Dağları’nda bilimsel ya da tırmanış öncesi antrenman amaçlı yürüyüşlere dayanıyor. Bu yürüyüşler zamanla daha organize ve doğada kısa süreli yaşamaya yönelik aktivitelere dönüşüyor. Bugün dünyanın her yerinde kelimenin tam anlamıyla yediden yetmişe milyonlarca insan doğada yürüyüşlere çıkıyor.

Siz de günübirlik yürüyüşlerle doğaya gitmeye başlayabilir, basit ve teknik gerektirmeyen rotalarda yürüyebilirsiniz. Belki daha sonra örneğin bir Cumartesi gecesinde yapacağınız bir kamp, doğa ile olan ilişkinizi bambaşka boyutlara taşıyacaktır. Sonrasında ise yeteneğiniz ve motivasyonunuzla paralel olarak zor tırmanışlar ve zor koşullardaki kamplar sizi bekliyor. Herşey size kalmış.

Kentin kargaşasından bunalıyorsunuz. Çoğunuzun belli bir yaştan sonra doğanın içinde bir ev alıp bu kentten kaçma gibi hayalleri var ama hala haftasonlarında evde televizyon izleyip pinekliyor ya da alışveriş merkezlerinde zaman öldürüyorsunuz. Size gerekenleri sıralıyorum; 10 milyon lira, bir adet gezievi telefonu, bir çift bilekli ayakkabı, bir adet sırt çantası.

Bir iki küçük uyarıda bulunmadan yapamayacağım:

  •  Tek başınıza yürümeyin; en az iki kişi olmalısınız. Doğa kaza açısından kentten daha az risklidir ama doğada basit bir kaza bile ciddi sonuçlara yol açabilir, özellikle de tek başınasanız.
  • Kalabalık bir grupla yürüyorsanız, kimsenin haberleşme mesafesinden geride kalmasına izin vermeyin. Tuvalet ihtiyacı veya fotoğraf çekimi için uzaklaşmanız gerekirse mutlaka haber verin. (“Arkadaşlar ben çiçek toplamaya gidiyorum” demek en çok kullanılan yöntemdir.)
  • Mevsim ne olursa olsun bol bol sıvı alın.
  • Yağmurluk, yedek giysi, şapka (mevsime göre bere), matara, dikiş takımı ve ilk yardım setinizi yanınıza almayı unutmayın.
  • Eğilimli yerlerde taş düşürmemeye, düşürürseniz de bağırarak diğerlerini uyarmaya gayret edin. Patikalarda yol açmak için elinizle eğdiğiniz dalların bıraktığınızda arkadan gelenlerin yüzüne çarpmamasına da dikkat edin.

Husky-Trekking

Husky-Trekking, yani Husky cinsi köpeklerle doğada yapılan uzun yürüyüşler. Bu yeni doğa sporu, ilk kez Armen Khatchikian adlı doğa sporcusu tarafından ortaya atılıyor ve şu sıralar Alp Dağları eteklerinde oldukça revaçta. Khatchikian, İtalya’daki okulunda çocuklara ve yetişkinlere nefes alma ve yürüyüş teknikleri öğretiyor ve Husky köpeklerle yürüyüşler düzenliyor.

Köpeklerle yapılacak bir trekkingin çok eğlenceli ve dinlendirici olacağı kesin. Bu keyfi Alpler’e kadar gitmeden ve Husky’siz de yaşayabilirsiniz tabii ki. Bir hafta sonu bütün haftayı sıkıntıdan patlayarak geçiren köpeğinizle birlikte biraz ter atıp kendinize gelebilirsiniz. Hem köpeğiniz de hemcinsleri gibi koşup oynamak istiyordur herhalde.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Sponsorlu Bağlantılar